Anasayfa
Arama:

Archive | Yaşam

Egzersizin Faydaları

EgzersizEgzersiz yapıyorsunuz ve ya yapmayı düşünüyorsunuz. Peki egzersizin neleri engellediğini biliyor musunuz?

1. Tansiyonun yükselmesini engel olur.

Egzersiz; kalbi kuvvetlendirip, daha verimli çalışmasına neden olur ve böylece tansiyonun yükselmesini önler.

2. Kalp hastalıklarının oluşumunu engeller.

Atardamarlarındaki tıkanmayı önler. Düzenli olarak yapılan egzersiz yapanlarda, atardamarlar hem daha temiz hem de daha büyük olur. Egzersiz kanın laşmasını da önler3. Diyabetik hastalığına yakalanmayı önler. Egzersiz yapmak vücudun şekeri kontrol edebilme yeteneğini arttırır ve diayabet hastalığına yakalanma riskini minimuma indirir.

4. Kasları güçlendirir.

Vücudun sağlam ve formda görünmesini sağlayan, kasların güçlenmesini sağlar.

5. Kiloyu dengeler.

Düzenli beslenmeyle birlikte yapılan egzersiz programı, vücutta birikmiş yağları yakmakya yardımcı olur.

6. Metabolizmanın düzgün çalışmasını sağlar.

Yaş ilerledikçe yavaşlar ancak egzersiz yaparak metabolizmanın yavaşlamasını engellemek mümkün.

7. Yaşlanmayı geciktirir.

Egzersiz yapmak vücudun dayanma gücünü, kuvvetini, esnekliğini, kemik yoğunluğunu ve metabolizmasını olumlu yönde etkilediği ve zinde tuttuğu için yaşlanmayı geciktirir.

8. Kas esnekliğini sağlar.

Esneklik kaslar hem sakatlanmayı hem de ağrıları önler.

9. Stres atırır moral verir.

Egzersiz yapmak; stresle baş etmeye yardımcı olduğu gibi daha iyi uyuyamayı da sağlar.

10. En büyük sorunlardan biri olan osteoporozu önler.

Ağırlıklarla yapılan tüm egzersizler, osteoporozu önler.

Benzer konular

Posted in Sağlık, YaşamComments (0)

Selülite Karşı Greyfurt

SelülitDoğanın sunduğu birçok ürün, bileşimlerindeki malzemeler sayesinde hem yaşlılığı geciktirici, hem de formda kalmayı sağlayıcı özellikler sunuyor.

Son birkaç yıldır, olumlu özellikleri kozmetikçiler ve alternatif tıp tarafından keşfedilen doğal ürünler arasında, greyfurt meyvesi, ayçiçeği ve yeşilçay ilk sıralarda yer alıyor…

Greyfurtlu diyet kilo verdiriyor

Greyfurt meyvesinin, bileşimindeki C vitamini, kalsiyum, fosfor ve potasyum sayesinde sindirim salgılarını uyararak hazmı kolaylaştırdığı, idrar söktürerek böbrek taşlarının atılmasına yardımcı oluyor.

GreyfurtGreyfurt ayrıca kanı temizleme özelliğine de sahip. Böylelikle beden ve zihin yorgunluklarını azaltıyor, üstelik sabahları aç karnına alındığında vücuttaki fazla yağların erimesine yardımcı oluyor. Amerika”da yapılan araştırmalar greyfurt meyvesiyle birlikte uygulanan diyetlerin, kilo verme sürecini hızlandırdığını da ortaya koyuyor.

Serbest radikallerle savaş

E vitamini çok etkili bir antioksidan. Hücre yenilenmesine ayardımcı oluyor, yaşlanma sürecini geciktiriyor, ayrıca cildin yenilenmesine yardımcı oluyor.

Cildin yaşlanmasında serbest radikallerin de etkisi oldukça fazla. Ayrıca hücre zarı ve hücre içinde ciddi bozukluklara yol açabiliyor. E vitamini antioksidan etkisi serbest radikallere karşı savaşıyor. E vitamini ayrıca UV ışınlarının zararlı etkilerinin önlenmesinde önemli bir role sahip.

Aynı zamanda cildin bağışıklık sisteminin güçlenmesinde etkili. E vitaminin yoğun olarak bulunduğu doğal besinlerden biri Kuzey Amerika ve Avrupa”da yetişen çuha çiçeği.

Ancak tohumundan elde edilen yağın kullanımı henüz yeni.

UV ışınlarına karşı havuç öneriliyor

Havuç yağı ise içerdiği kartenoidler sayesinde cilt sağlığı için vazgeçilmez kaynaklardan biri olarak karşımıza çıkıyor. Kolaylıkla sindirilebilen bu antioksidanlar en yoğun olarak havuçta 600 farklı çeşidiyle bulunuyor.

Vücutta A vitaminine dönüşen beta karoten cilt yaşlanmasını geciktirici özellikleriyle öne çıkarken yan aynı zamanda güneşin zararlı UV ışınlarından koruyucu etkisiyle biliniyor. Likopen ise sebze ve meyvelerde doğal olarak bulunan karoten ailesine ait bir pigment.

İnsan vücudu likopen üretmediği için vücut yoluyla alındığında hücreler arasındaki bağları güçlendiriyor ve hücre metabolizmasının gelişimine yardımcı oluyor.

Tamamen doğal…

Türkiye”de seçkin eczanelerde satılmaya başlanan antioksidan etkili ‘Greenplus”, enerji ve diyete yardımcı ‘”, anti aging etkili ‘Sun Shine Plus” ve selülite karşı ‘New Celerase Plus” kapsüllerinden oluşan dörtlü kombinasyon yağların eritilmesinde, sağlıklı ve hızlı kilo verme sürecinde etkili. Ayrıca hücre yenilenmesine yardımcı olarak yaşlanma sürecini yavaşlatıcı özellikleri de bulunuyor.

Benzer konular

Posted in Sağlık, Yaşam, ZayıflamaComments (0)

Kadınlarda Meme Ağrısı

Kadınlarda Meme AğrılarıMeme ağrısı, kadınlarda meme ile ilgili şikayetler arasında ilk sırada yer almaktadır. ın % 70´i hayatlarının bir döneminde ndan şikayet ederler.

İki tip meme ağrısı tarif edilmiştir;

1-Periyodik meme ağrısı (siklik mastalji)
2-Periyodik olmayan devamlı meme ağrısı (non-siklik mastalji)

Ağrı hafif olabileceği gibi, bazı kadınlarda günlük yaşamı etkileyecek kadar şiddetli olabilir. %15 hastada tedavi gerektirir.

Birçok kadın ağrının rahatsızlığından çok, kanser endişesi ile doktara başvurur.

Meme ağrısı genellikle kansere eşlik etmemekle birlikte, meme ağrısı dahil, meme ile ilgili herhangi bir belirtide mutlaka doktorunuzu ziyaret ediniz.
Periyodik meme ağrısı (siklik mastalji)

nın en sık görülen şekli olup mensturasyon periyodları ile ilişkilidir. Ağrı genellikle mensturasyon döneminin ortasında (ovulasyon döneminde) başlar ve mensturasyon başlayana kadar devam eder. Ağrı bazen çok hafif olabileceği gibi, bazen dar kıyafetler giydirmeyecek kadar veya en ufak temasla rahatsızlık verecek kadar şiddetli olabilir. Sadece tek memede görülebilir veya koltuk altına ve kola yayılabilir.

Kadınlarda Meme AğrılarıPeriyodik ağrının nedeni hemen her zaman hormonaldir. Mensturasyon periyodu boyunca östrojen ve progesteron seviyelerinin yükselmesi ile süt bezleri ve kanalları büyür ve memeler su tutmaya başlar. Bunun sonucunda memeler şiş ve ağrılı hale geilr. Stres hormon seviyelerini etkileyebileceğinden, periyodik ağrıya neden olabilir. Aşırı fizik aktivite, özellikle ağır kaldırma ve kolların uzun süre kullanımı ağrıyı arttırabilir.

Periyodik meme ağrısı meme ile ilgili şikayetlerin % 75´ini oluşturur. Meme ağrılarının yaklaşık üçte ikisi periyodik dır.
Periyodik olmayan meme ağrısı (non-siklik mastalji)

Periyodik olmayan meme ağrısı seyrek görülür, periyodik ndan farklı olarak, mensturasyon periyodları ile değişiklik göstermez. Ağrı genellikle tek taraflıdır ve memenin tümünde değil, belirli bir bölgede görülür. Nedenleri arasında memeye yönelik travma, göğüs kafesi veya boyunun romatizmal ağrıların memeye yansıması, memede abse, enfeksiyon sayılabilir.

Ne Yapılmalı

* Meme hareketlerini önleyecek rahat ve destekleyici sütyen kullanın.
* Tuz alımını kısıtlayın.
* Kafein kullanımını azaltın (kahve, çay, kolalı içecekler, çikolata).
* Yağdan fakir, sebze, meyve ve tahıldan zengin diyet uygulayın.
* Ağrı giderici ilaçlardan fayda görebilirsiniz.
* Nedeninden emin olmak için mutlaka doktorunuzu ziyaret edin.

Benzer konular

Posted in Sağlık, YaşamComments (0)

Ayaklarımıza da Bakım Gerek

Ayak BakımıAyaklarınızın güzel görünmesi için bazı temel noktalara dikkat etmelisiniz. Ayak bakımının birinci ve en temel şartı ise pedikür yapmak. Pedikür, hem ölü hücre tabakasının atılımını sağlar hem de daha bakımlı ayaklara kavuşmanızı. Pedikür ile ayaklarda oluşan nasır, çatlak, tırnak batması gibi sorunlardan kısa sürede kurtulabilirsiniz.

Sertleşen ayak tabanları, haftada bir ponza taşı ile rendelenirse; nasırlaşmanın önüne geçilir. Sık sık vazelin uygulamak da, ayak derisinin yumuşak ve sağlıklı görünmesini sağlar. Akşamları iyice yorgun düşmüş haldeki ayakları masajla rahatlatmakta da fayda vardır.
Bacaklarınızın pürüzsüz ve sağlıklı görünmesi için masaj yaptırın. Ayrıca yürüyüş, aerobik ya da yüzme gibi sporlar yapın. Düzenli olarak yapılan ; kan dolaşımını düzenler, cildi toksik maddelerden arındırır, cilt rengini güzelleştirir ve cilde parlaklık kazandırır.
Ayaklarınızı her gün ılık ve sabunlu suyla yıkayın. Ardından serin suyla durulayıp bir havlu yardımıyla ve parmak aralarını atlamadan iyice kurulayın. Dilerseniz ayaklarınıza ekstra bakım için talk pudrası veya krem sürebilirsiniz.

Yatmadan önce yıkadığınız ayaklarınıza, özellikle de topuklarınıza nemlendirici sürün. Ama parmak aralarına kaçırmamaya gayret gösterin çünkü nemli kalan bu bölgelerde mantar oluşabilir.

Benzer konular

Posted in Sağlık, YaşamComments (0)

Aldatılan Kadın Ne Yapmalı?

Aldatılan KadınAldatma konusunda bilgiler veren uzmanların aldatılan kadınlara önerileri ise şöyle; “Bir grup var ki gerçekten yani duygusal olarak ilişkide bir şeyler kötü gittiği için yani kolay olarak tabi bu olumlu bir şey anlamında söylemiyorum, kolay olarak ilişkinin yavaş yavaş dışına taşmaya başlıyor. Yani kendileri bireysel birtakım sıkıntılar yaşıyorlar ya ilişkiyle ilgili birtakım sorunlar yaşıyorlar. Kendi noktanızı net bir hale getirin. Yani evlilik kavramını bir köşeye atın. Burda önemli olan, ben bunu söylediğim zaman çiftler biraz şaşırıyorlar tabi, yani siz hani evlilik terapistisiniz aynı zamanda hani evliliğinizi bir tarafa atın demek, ama bunu şunun için söylüyorum, burada önemli olan evlilik değil, ilişkiniz. İlişkiniz iyiyse evliliğiniz de iyidir. İlişkiniz iyiyse yani geleceğiniz nokta da iyidir. Yani bu ayrılık da olsa, boşanma da olsa devamı da olsa.. İlişkiniz kötü olursa evliliğiniz de kötü olur.. Onun için eşine şöyle bir mesaj vermek; yani ben problemleri çözmek istiyorum, çünkü ilişkime değer veriyorum. Ama bunun anlamı şey değil, yani illa evli kalacağım anlamı değil.. Çünkü bu baskının kalkması lazım ve yavaş yavaş çiftin düşünmeye başlaması lazım.

Yani ne kötü gitti? Karşımdaki insanın özellikleri ne? Çünkü birçok insan birçok erkeği görüyorsunuz geçmişinden gelen birtakım ögeler bir anda hani şey gibi düşünün, yani bir virüs vücudumuzun bir yerinde duruyor, duruyor duruyor, sizin zayıf bir noktanızı yakalayıp o anda harekete geçiyor. Yani birtakım faktörlerin etkisiyle. Bunları yakalamaya çalış, yani bir ölçüde karşınızdaki insanı analiz edip ona göre nasıl bir çizgi oluşturulur, o noktaya başvurmak. Tabi çok çaresiz kalınan durumlarda profesyonel bir yardım almakta fayda var tabi.”

Eşlerin aileleri evliliği etkiliyor

AldatmaTürkiye 50’li 60’lı yıllardan sonra genişletilmiş ailelerden, yani işte anneanne, babaanne, amcalardan beraber yaşanan ailelerden çekirdek aileye geçiş yaptı. Artık anne, baba ve çocuklardan oluşuyor. Ama fiziksel olarak çekirdek, duygusal olarak halen genişletilmiş bir aile. Yani bin kilometre öteden kayınvalideniz bir telefonla ilişkinizi bozabiliyor. Yani o anlamda Türkiye hani bu açıdan çok büyük bir aşama gösteren bir memleket değil. Şöyle; aileyle paylaşılması hiç uygun değil birinci planda. Yani problemleri kendi içinde çözmeniz çok daha önemli. Çünkü şöyle oluyor; şimdi insanlarla paylaşıyorsunuz, hem onlar girmiş oluyor, hem onların da çatışması haline gelmiş oluyor ve bir diğer handikap da siz problemleri çözseniz bile insanlar sizi halen problemli çift olarak damgalıyor. Ondan kurtulmanız da çok kolay değil. Onun için ilk önce problemi kendi içinde çözüp, aileleri elden geldiğince dışında tutmakta fayda var. Sonuçta da bunu çözecek olan sizsiniz zaten” diye konuştu.

Eşler ne zaman uzmana başvurmalı?

TerapiEvlilikte, eşlerin ne zaman terapiste danışmaları gerektiği konusunda da uzmanlar şu önerilerde bulundu; “Hakikaten kendileri bir çaba gösterdiler, bir şeyleri çözmeye çalıştılar ama başarısız kaldı. Boşanma lafları çok daha ön plana çıkmaya başladı. Gittikçe duygusal olarak daha uzaklaşıyorlar, daha tükeniyorlar. Yani birbirlerini artık sevmemeye başlıyorlar ilişki açısından. İkisi ama çözmeye de çalışıyor. Yani bir şekilde bir problemi halletmeye çalışıyor, çözmeye çalışıyor. Psikiyatrik birtakım rahatsızlıklar oluşmuş, belki birisinde dediğiniz gibi depresyon, birisinde alkol, sigara vesaire problemleri.. Destek olarak etrafta da çok fazla bir destek yok, yani o ilişkideki problemleri çözmede.. Bu noktada profesyonel bir yardım almakta fayda var tabi. Bayanlarda şöyle yanlış bir algı oluyor; eşim hayatta gelmez. Eşlerin de çoğunluğu geliyor tabi. Tabi bu nasıl sunacağınıza da bağlı. Yani şimdi genelde erkekler bu konuda, terapi konusunda, psikiyatri konusunda çok cesaretli değiller. Onun için eşinize “doktor seni çağırdı, gel” deyince, bu eşinizin gelmeme ihtimalini artırıyor. Çünkü genelde eşler şöyle düşünüyor; gideceğim, işte eşim bir şeyler anlattı, doktor bana niye böyle yapıyorsun veya niye şöyle yapmıyorsun diye.. Yani bir öğüt verecek hem işte belki eleştirecek. Onun için yani eşi angaje etmek de önemli. Şimdi eşi angaje ettikten sonra, ilk önce genelde bayan geldiği için yani bayanla biraz onun bireysel sorunlarını ve ilişkide bireysel olarak ondan kaynaklanan katkıları gözönüne alan bir çizgiyle başlayıp eşi entegre etmek.. Tabi ikisi beraber geliyorsa bu ideali, ikisiyle beraber başvurmak. Ondan sonra evliliğin sadece bir boyutuna değil de yani çünkü sunulan sorun esas sorun olmayabilir.

Benzer konular

Posted in Genel, YaşamComments (0)

Tüp Bebek Tedavisi

Tüp Bebek TedavisiTüp bebek için başvuran çiftlerle, ilk olarak tanışma ve değerlendirme görüşmesi yapılır, gerekli olan tetkikler planlanır. Daha sonra tetkiklerin sonuçlarına göre o çifte ait uygun bir tedavi yöntemi tespit edilir. Çifte, tüp bebek hakkında daha ayrıntılı bilgi verilir. Yumurta geliştirme aşamasında, kadının yaşı, adet durumu ve hormonal tablosuna göre kısa veya uzun ilaç kullanımı seçilir. Uzun programda, üreme ile ilgili mekanizmaların baskılanması için yaklaşık 8-10 gün süren bir ön tedavi (Lucrin) uygulanır. Her iki yöntemde adetle birlikte yumurta üretimi uyaran ilaçlar (Puregon, Gonal-F, Menogon) kullanılmaya başlanır. Tüp bebek tedavisinde ilaçların kullanımı sırasında, yumurta üretimini istenen düzeyde tutabilmek için, giderek sıklaşan aralıklarla ultrason ve hormon takipleri yapılır ve gerekirse ilaç dozu değiştirilir. Yaklaşık 10-12 gün içinde yumurta gelişimi istenilen düzeye gelir. Yumurta hücrelerinin son olgunlaşma aşamalarına gelmelerini sağlayan bir ilacın (Pregnyl, Profasi) uygulanmasından yaklaşık 35-36 saat sonra yumurta toplanması planlanır. Bu işlem için çiftlerden belirlenen saatte hastaneye gelmeleri istenir.

Program sırasında, bir kez yumurta toplama, bir kez de embriyo transferi sırasında olmak üzere toplam iki kez, sabah gelip akşam gitme şeklinde hastanede kalınır.

Yumurta toplama işlemi, hafif bir genel anestezi altında ve ameliyathane koşullarında vaginal yoldan özel bir iğne ile, ultrasonografi kontrolunda uygulanır. Aynı gün sperm de alınır. Erkeğin program süresince, sadece spermin alındığı gün hastanede bulunması yeterlidir. Yumurta toplandığı gün, oluşması beklenen gebeliğe destek vermek üzere bazı yardımcı ilaçlara başlanır.

Tüp Bebek TedavisiLaboratuar şartlarında döllenme sonrası (icsi, mikroenjeksiyon, ivf) oluşan embriyolar, yumurta toplama işleminden en erken 2 gün sonra, genellikle 3. gün kadının rahimi içine ince bir plastik aletle transfer edilir. Embriyo transferi, ağrısız, kısa süren ve anestezi gerektirmeyen bir işlemdir. Birkaç saat hastanede dinlenmeyi takiben, hasta evine gidebilir. Embryo gelişimini desteklemek için ilaçların kullanımı devam eder.kadinca.net

Çok sayıda iyi gelişmiş embriyosu olan çiftlere iki seçenek sunulur.

Üçüncü gün embryo transferi yapıldıktan sonra kalan embryoların dondurulması.

Beşinci gün transfer. Bu, bazı özel durumlar için uygulanır. Embryo dondurma şansı daha azdır.

Tüp BebekEmbriyo transferinden 12 ve 14 gün sonra toplam iki kez kanda gebelik testi yapılır. Gebelik testi negatif sonuç verirse progesteron tedavisi kesilir ve birkaç gün içinde görülen adetle program sona erer. Gebelik testi pozitif çıkarsa progesteron tedavisine devam edilir. Testlerden bir hafta sonra gebelik kesesinin görülmesi, bundan bir hafta sonra da bebek kalp hareketlerinin görülmesi vaginal yolla yapılan ultrasonografik muayenede mümkün olur.

Benzer konular

Posted in Sağlık, YaşamComments (0)

Gizemli: Mor Takılar

Gizemdir mor, kadının gizemini artırır… larda mor rengin kullanılması ile efsaneye dönüşür kadın güzelliği.

Sizler için derlediğimiz mor renkli takı tasarımı modellerinin büyüleyici etkisine kapılabilirsiniz. Takı modellerini gördüğünüzde bizlere hak vereceksiniz. Şimdi mor büyüsüne kapılmaya ne dersiniz… Buyrun öyleyse…

Mor Takılar Gizem

Mor Takılar Gizem

Mor Takılar Gizem

Mor Takılar Gizem

Mor Takılar Gizem

Mor Takılar Gizem

Mor Takılar Gizem

Mor Takılar Gizem

Mor Takılar Gizem

Benzer konular

Posted in Kültür & Sanat, YaşamComments (0)

Masa Başı Çalışanlar Dikkat

Bacak ağrıları ve şişkinlik masa başında çalışan kişiler için büyük bir tehdit.

Masa Başı Çalışanlar DikkatMasa başında uzun süre oturarak çalışanlar büyük bir tehlikeyle karşı karşıya kalabiliyor. Hareketsiz kalınması nedeniyle bacak damarlarında oluşan pıhtının neden olduğu bacak ağrıları ve şişkinlik, büyük bir hastalığa yol açabilir. e-LAB Tıbbi Tahlil Laboratuvarı Direktörü Dr. Aytaç Keskineğe, kişilerin bu riski taşıyıp taşımadıklarını öğrenmeleri için test yaptırmalarının büyük önem taşıdığını belirtiyor ve şu bilgileri veriyor:

“Wellington Tıbbi Araştırma Enstitüsü’nün yaptığı bir araştırmaya göre damar trombozisi yüzünden hastaneye yatırılanların üçte birini, bilgisayar başında uzun süre oturan ofis çalışanları oluşturuyor. Bu nedenle hareketsiz kalma sonucunda bacak damarlarında oluşan pıhtının neden olduğu bacak ağrıları ve şişkinliğe çok dikkat etmek ve bu konuda bir an önce önlem almak gerekiyor. Bu hastalık çoğu kez zamansız ve sürpriz bir şekilde ortaya çıkıyor. Bu nedenle kötü sonuçlar doğuruyor. Trombüs (pıhtı) herhangi bir yerimizde kanama olduğu zaman devreye giren ve tıkaç görevi yapan bir mekanizmadır. Ancak bazı kişilerde bu mekanizma gereğinden fazla çalışarak tıkaçların oluşmasına sebep olur. Özellikle bacaklardaki damarlarda meydana gelen bu tıkaçlardan kopan pıhtı parçaları daha dar damarları tıkayarak, yerine göre akciğerlerde, kalpte ve beyinde hasar oluşturarak kalp krizi, felç veya inmeye sebep olabilir. Bu duruma karşı kişilerin risk taşıyıp taşımadıklarını öğrenmeleri için test yaptırmaları gerekir.”

Benzer konular

Posted in Sağlık, YaşamComments (0)

Kışın En Kötü Yanı

Soğuk havalar sağlığa çok büyük zarar verebilir.

Ülkemizin genelinde etkisini gösteren kar yağışı ve aşırı soğuklar, beraberinde çeşitli rahatsızlıkları da getiriyor. Kış mevsiminde dışarı çıktığımız zaman, şiddetli rüzgar ve düşük sıcaklıklar, soğuğun deri üzerindeki etkisini değiştiriyor ve aslında pek bilinmeyen ama ciddi bir rahatsızlık olan soğuk ısırığına yol açıyor.

Soğuk KışYaz mevsiminde, cildimiz güneşe uzun süre maruz kaldığında güneş yanıkları oluştuğu gibi, kış mevsiminde de soğuk havaya maruz kalındığında cildinizde olumsuz etkiler oluşur. Özellikle havaların mevsim normallerinin altına indiği şu günlerde, cildimiz ve bedenimiz soğuğa karşı direnci iyice azalır. Çok soğuk bir yerden, sıcak bir alana girdiğiniz zaman, vücut ısı dengesini kaybeder. Tıpta -canlı maddelerin fiziksel ve kimyasal değişimi olarak bilinen bu rahatsızlık, halk arasında “soğuk ısırığı” olarak biliniyor.

Sıcak ortamdan çıkan birinin vücudu soğuk havayla temas edince temas bölgesine vücudun daha fazla kan pompalamaya başlamasıyla kızarır. Bu kızarıklık vücudun doğal bir refleksi olup, devam ettiği taktirde, derinin kendini koruyamaması ve deri tabakalarının ayrışmasıyla hızlanır. Adeta o bölgeye anestezi yapılmış gibi hissizleşmeye bırakır. Ardından da morarma ve su toplama şeklinde “” dediğimiz olay gerçekleşir. Soğuk ısırığında, kişiler farklı bir ısı ortamına geçmeden, yüzlerinde veya uzuvlarında oluşan bu olayı fark etmeyebilir. Soğuk ısırığına karşı gerekli müdahale yapılmadığı takdirde ise kangren olup, doku ve organ kesilmesine kadar ciddi müdahaleler gerektirebilir.

Soğuk ısırığı yüzeysel ve derin olmak üzere iki şekilde kendini gösterir. Yüzeysel soğuk ısırığı ciddiye alınmadığı kadar, derin olan büyük ölçüde doku ya da organ kaybına neden olabilir. Özellikle soğuk havada spor yapanlar ya da sıcak banyodan çıktıktan sonra, soğuk havaya uzun süre maruz kalanlarda görülür. Soğuk ısırığının en büyük tehlikesi ise, bu rahatsızlıkla karşılaştığınızda daha sıcak bir ortama girmediğiniz sürece, anlamanızın zor olması. Soğuk ısırığına karşı gerekli müdahale yapılmadığı takdirde, kangren olup, doku ve organ kesilmesine kadar ciddi müdahaleler gerektirebilir.

Düşen sıcaklık ortalamalarıyla beraber, hayati tehlikeler oluşturabilecek bu durumun önüne önlem alarak geçebilirsiniz. Soğuk Isırığına Yakalanmamak için Gökhan Gökler’den öneriler;

El, ayak, burun ve kulakların soğuk ısırığının önlenmesi için özellikle el, ayak, burun ve kulakların aşırı soğuklarda soğuktan korunması gerektiğini ifade eden Gökler; burun ve kulakların ise atkı ve bereyle mutlaka korunması gerektiğinin altını çizdi.

Uzun süre soğuğa maruz kalacağınız zamanlar, kan dolaşımınızı hareketlendirmek için çeşitli hareketler yapılması yararlı olur.

Dar ayakkabı, eldiven ve bunun gibi kan dolaşımınızı etkileyen giysiler, soğuk ısırığını tetikler. Bunun yerine daha rahat ama sizi daha sıcak tutacak giysi ve ayakkabıları tercih edebilirsiniz.

FUTBOLCULARIN DA KORKULU RÜYASI

Soğuk ısırığı, mevsim normallerinin altında seyretmesiyle, futbol karşılaşmalarında da sık rastlanan bir rahatsızlık haline geldi. Uzun süre soğuk havaya maruz kalan kişilerde bu risk daha da artar. Sıcak havadan bir anda soğuk bir ortama giderek ve uzun süre soğuk havayla temas edince futbolcular içinde kaçınılmaz bir rahatsızlık haline geliyor. Bu rahatsızlıktan etkilenmemeleri için futbolcular, maça çıkmadan bir süre, aşırı soğuk ve sıcak olmayan, ortalama sıcaklıkta bir yerde 45 dakika kadar ısınma hareketleri yapmalılar. Böylece soğuktan etkilenmeyi minimuma indirebilirler.

Benzer konular

Posted in YaşamComments (0)

Bu Albüm Başka Albüm

Geliri engelli çocuklar yararına kullanılacak “ESİRGEMEden” adlı albüm projesi, müzik dünyasının ünlü isimlerini bir araya getirdi.

Tüm gelir engelli çocuklara!

Spor Kulübü Tekerlekli Sandalye Basketbol Şube Başkanı Dilara Endican, engelli çocuklar için ses getirecek bir projenin startını verdi.  Spor Kulübü Derneği himayesinde, Minik Kalplerle El Ele Derneği (Mika-Der) aracılığıyla gerçekleşecek proje kapsamında, “ESİRGEMEden” adlı bir albüm hazırlanıyor. Geliri Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumları’ndaki engelli çocukların şartlarının iyileştirilmesi amacıyla kullanılacak albüm için müzik dünyasının en önemli isimleri bir araya geldi.

Stüdyo çalışmaları başladı

Prodüktörlüğünü Aykut Gürel’in üstlendiği albüme Ajda Pekkan, Sezen Aksu, Nilüfer, , , Levent Yüksel, Mor ve Ötesi, Yüksek Sadakat, Sibel Can, Olgun Şimşek ve Oktay Kaynarca sesleriyle katkıda bulunacak. Şarkı seçimlerini yaparak stüdyoya giren sanatçıların çalışmaları kısa sürede tamamlanacak. Ve albüm, mart ayında DMC etiketiyle müzik marketlerdeki yerini alacak. Projenin tanıtımı ise 15 Mart’ta, TİM Maslak Show Center’ da düzenlenecek görkemli bir gala gecesiyle yapılacak.

Benzer konular

Posted in Kültür & Sanat, Medya, YaşamComments (0)

Populer Konular
Son Konular


Etiketler

PHVsPjxsaT48c3Ryb25nPndvb19hZHNfcm90YXRlPC9zdHJvbmc+IC0gdHJ1ZTwvbGk+PGxpPjxzdHJvbmc+d29vX2FkX2ltYWdlXzE8L3N0cm9uZz4gLSBodHRwOi8vd3d3Lndvb3RoZW1lcy5jb20vYWRzLzEyNXgxMjVhLmpwZzwvbGk+PGxpPjxzdHJvbmc+d29vX2FkX2ltYWdlXzI8L3N0cm9uZz4gLSBodHRwOi8vd3d3Lndvb3RoZW1lcy5jb20vYWRzLzEyNXgxMjViLmpwZzwvbGk+PGxpPjxzdHJvbmc+d29vX2FkX2ltYWdlXzM8L3N0cm9uZz4gLSBodHRwOi8vd3d3Lndvb3RoZW1lcy5jb20vYWRzLzEyNXgxMjVjLmpwZzwvbGk+PGxpPjxzdHJvbmc+d29vX2FkX2ltYWdlXzQ8L3N0cm9uZz4gLSBodHRwOi8vd3d3Lndvb3RoZW1lcy5jb20vYWRzLzEyNXgxMjVkLmpwZzwvbGk+PGxpPjxzdHJvbmc+d29vX2FkX21wdV9hZHNlbnNlPC9zdHJvbmc+IC0gPC9saT48bGk+PHN0cm9uZz53b29fYWRfbXB1X2Rpc2FibGU8L3N0cm9uZz4gLSBmYWxzZTwvbGk+PGxpPjxzdHJvbmc+d29vX2FkX21wdV9pbWFnZTwvc3Ryb25nPiAtIGh0dHA6Ly93d3cua2FkaW5pbmR1bnlhc2kuY29tL3dwLWNvbnRlbnQvdGhlbWVzL2dhemV0dGUvaW1hZ2VzL3Jla2xhbS8zMDAtMjUwLnN3ZjwvbGk+PGxpPjxzdHJvbmc+d29vX2FkX21wdV91cmw8L3N0cm9uZz4gLSBodHRwOi8vd3d3LmFjYWliZXJyeXpheWlmbGEuY29tPC9saT48bGk+PHN0cm9uZz53b29fYWRfdG9wX2Fkc2Vuc2U8L3N0cm9uZz4gLSA8L2xpPjxsaT48c3Ryb25nPndvb19hZF90b3BfZGlzYWJsZTwvc3Ryb25nPiAtIGZhbHNlPC9saT48bGk+PHN0cm9uZz53b29fYWRfdG9wX2ltYWdlPC9zdHJvbmc+IC0gaHR0cDovL3d3dy5iaXNpa2ltLmNvbS93cC1jb250ZW50L3RoZW1lcy9nYXpldHRlL2ltYWdlcy9yZWtsYW0vNDY4LTYwLnN3ZjwvbGk+PGxpPjxzdHJvbmc+d29vX2FkX3RvcF91cmw8L3N0cm9uZz4gLSBodHRwOi8vd3d3LmFjYWliZXJyeXpheWlmbGEuY29tPC9saT48bGk+PHN0cm9uZz53b29fYWRfdXJsXzE8L3N0cm9uZz4gLSBodHRwOi8vd3d3Lndvb3RoZW1lcy5jb208L2xpPjxsaT48c3Ryb25nPndvb19hZF91cmxfMjwvc3Ryb25nPiAtIGh0dHA6Ly93d3cud29vdGhlbWVzLmNvbTwvbGk+PGxpPjxzdHJvbmc+d29vX2FkX3VybF8zPC9zdHJvbmc+IC0gaHR0cDovL3d3dy53b290aGVtZXMuY29tPC9saT48bGk+PHN0cm9uZz53b29fYWRfdXJsXzQ8L3N0cm9uZz4gLSBodHRwOi8vd3d3Lndvb3RoZW1lcy5jb208L2xpPjxsaT48c3Ryb25nPndvb19hbHRfc3R5bGVzaGVldDwvc3Ryb25nPiAtIGxpZ2h0Ymx1ZS5jc3M8L2xpPjxsaT48c3Ryb25nPndvb19hdXRob3I8L3N0cm9uZz4gLSBmYWxzZTwvbGk+PGxpPjxzdHJvbmc+d29vX2F1dG9faW1nPC9zdHJvbmc+IC0gdHJ1ZTwvbGk+PGxpPjxzdHJvbmc+d29vX2N1c3RvbV9jc3M8L3N0cm9uZz4gLSA8L2xpPjxsaT48c3Ryb25nPndvb19jdXN0b21fZmF2aWNvbjwvc3Ryb25nPiAtIDwvbGk+PGxpPjxzdHJvbmc+d29vX2ZlYXR1cmVkX2NhdGVnb3J5PC9zdHJvbmc+IC0gU2VsZWN0IGEgY2F0ZWdvcnk6PC9saT48bGk+PHN0cm9uZz53b29fZmVhdF9lbnRyaWVzPC9zdHJvbmc+IC0gNzwvbGk+PGxpPjxzdHJvbmc+d29vX2ZlZWRidXJuZXJfaWQ8L3N0cm9uZz4gLSA8L2xpPjxsaT48c3Ryb25nPndvb19mZWVkYnVybmVyX3VybDwvc3Ryb25nPiAtIDwvbGk+PGxpPjxzdHJvbmc+d29vX2dvb2dsZV9hbmFseXRpY3M8L3N0cm9uZz4gLSA8c2NyaXB0IHR5cGU9XCJ0ZXh0L2phdmFzY3JpcHRcIj4NCnZhciBnYUpzSG9zdCA9ICgoXCJodHRwczpcIiA9PSBkb2N1bWVudC5sb2NhdGlvbi5wcm90b2NvbCkgPyBcImh0dHBzOi8vc3NsLlwiIDogXCJodHRwOi8vd3d3LlwiKTsNCmRvY3VtZW50LndyaXRlKHVuZXNjYXBlKFwiJTNDc2NyaXB0IHNyYz1cJ1wiICsgZ2FKc0hvc3QgKyBcImdvb2dsZS1hbmFseXRpY3MuY29tL2dhLmpzXCcgdHlwZT1cJ3RleHQvamF2YXNjcmlwdFwnJTNFJTNDL3NjcmlwdCUzRVwiKSk7DQo8L3NjcmlwdD4NCjxzY3JpcHQgdHlwZT1cInRleHQvamF2YXNjcmlwdFwiPg0KdHJ5IHsNCnZhciBwYWdlVHJhY2tlciA9IF9nYXQuX2dldFRyYWNrZXIoXCJVQS0xMjgxOTM5Ny0xXCIpOw0KcGFnZVRyYWNrZXIuX3RyYWNrUGFnZXZpZXcoKTsNCn0gY2F0Y2goZXJyKSB7fTwvc2NyaXB0PjwvbGk+PGxpPjxzdHJvbmc+d29vX2hvbWU8L3N0cm9uZz4gLSB0cnVlPC9saT48bGk+PHN0cm9uZz53b29faG9tZV90aHVtYl9oZWlnaHQ8L3N0cm9uZz4gLSA4NTwvbGk+PGxpPjxzdHJvbmc+d29vX2hvbWVfdGh1bWJfd2lkdGg8L3N0cm9uZz4gLSAyNjA8L2xpPjxsaT48c3Ryb25nPndvb19pbWFnZV9zaW5nbGU8L3N0cm9uZz4gLSB0cnVlPC9saT48bGk+PHN0cm9uZz53b29fbG9nbzwvc3Ryb25nPiAtIDwvbGk+PGxpPjxzdHJvbmc+d29vX21hbnVhbDwvc3Ryb25nPiAtIGh0dHA6Ly93d3cud29vdGhlbWVzLmNvbS9zdXBwb3J0L3RoZW1lLWRvY3VtZW50YXRpb24vZ2F6ZXR0ZS1lZGl0aW9uLzwvbGk+PGxpPjxzdHJvbmc+d29vX3Jlc2l6ZTwvc3Ryb25nPiAtIGZhbHNlPC9saT48bGk+PHN0cm9uZz53b29fc2hvcnRuYW1lPC9zdHJvbmc+IC0gd29vPC9saT48bGk+PHN0cm9uZz53b29fc2hvd19jYXJvdXNlbDwvc3Ryb25nPiAtIGZhbHNlPC9saT48bGk+PHN0cm9uZz53b29fc2hvd192aWRlbzwvc3Ryb25nPiAtIGZhbHNlPC9saT48bGk+PHN0cm9uZz53b29fc2luZ2xlX2hlaWdodDwvc3Ryb25nPiAtIDE4MDwvbGk+PGxpPjxzdHJvbmc+d29vX3NpbmdsZV93aWR0aDwvc3Ryb25nPiAtIDI1MDwvbGk+PGxpPjxzdHJvbmc+d29vX3RhYnM8L3N0cm9uZz4gLSBmYWxzZTwvbGk+PGxpPjxzdHJvbmc+d29vX3RoZW1lbmFtZTwvc3Ryb25nPiAtIEdhemV0dGU8L2xpPjxsaT48c3Ryb25nPndvb192aWRlb19jYXRlZ29yeTwvc3Ryb25nPiAtIFNlbGVjdCBhIGNhdGVnb3J5OjwvbGk+PC91bD4=